Çoğaltma Arzumuz
Çoklukla övünmek sizi kabirlere kadar oyaladı.(Tekasür,1-2)
Bu ayeti ilk okuyunca akla gelen şeyler maddi şeyler oluyor değil mi? Para,mal mülk...
Zira malını mülkünü ballandıra ballandıra anlatan,sürekli çoğaltma yarışında olan nice insanlar vardır çevremizde.
Öyle de kötü bir girdaptır ki bu,doymayan nefs ile hep daha fazlasını ister insan ,ister; övünür daha çok ister daha çok övünür,nefsinin tatmini için..
Halbuki nefs doyumsuzdur.
Mal mülk hırsıyla bir ömür oyalanır.
Artık bireyin odak noktası çoğaltma arzusu üstünedir.
Bilirsiniz sürekli banka hesaplarını kontrol eden,nereye yatırım yapsamda kar etsem düşüncesi ile yatan,kalkan bir ömür vardır taki mezara kadar...
Peki ya manevi şeyler?
İnsanoğlu manevi şeylerin çokluğuyla da övünmez mi?...Bilgisiyle, başarılarıyla övünen,sertifika üstüne sertifikalar alan,master yapma, ünvan çoğaltma peşinde olmakta çokluk dürtüsü değil midir?
Peki nedir bunun ilacı?
İnsanoğlu ne zamanki çokluğu, iftihar için değil imtihan için olduğunu anlayıp, dürtülerini kontrol altına alırsa hem o çokluğun sahibi olur
hemde o çokluğunu kendi ahiret hayatına iyilik için kullanır.
Örneğin,malı çoğalan kişi yardımlarını da çoğaltabilir,iş yeri açıp işsiz insanlar için iş fırsatı sunabilir.
Teknik bilgileri üst düzeyde olan kişiler de bu bilgilerini deneyimsiz olan öğrencilerle,kendi meslektaşlarıyla ücretsiz paylaşabilir,onlara ders verebilir.Online makale,videolarla milyonlarca insana fayda sağlayabilir.
Aksi takdirde Çokluğu iftihar gibi gören o cokluğuna ait olur.Ahirette ise o çokluk belki en büyük pişmanlığı olabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder